Bloglara göz gezdirirken Serena arkadaşımın oyunları sınıfında ve branşında nasıl kullanabileceğini düşünüp yazdığını gördüm ve çok hoşuma gitti. Fikirleri için kendisine teşekkürler ve zaten onunla tartışacağımıza eminim:)
Yalnız benim burda eklemek istediğim şey oyunun eğitimde işe yaraması için illa tanım öğretmek ya da sembol ezberlettirmek gibi bir kazanımı amaç edinmemize lüzum olmadığıdır. Staja gittiğim okullarda ya da proje kapsamında etkinlik yapma şansı bulduğum okulda, eğitim sistemimizin insanın hayatının her anında işine yarayacak bir konuyu göz göre göre göz ardı ettiğini farkettim, ki bu konu sosyal beceriler konusu.
Mesela birbirini dinlemek, karşındakini övebilmek, yardımlaşmanın önemi, grup çalışması, yada toplum önünde konuşabilmek… Bu becerilere daha birçoğu eklenebilir. Bu becerileri öğrencilerimize kazandırmayı hedefimiz haline getiremedik henüz ve bunu acısını biz öğretmenler çekiyoruz ve çekmeye devam edeceğiz.
İşte oyunlarla bu becerileri sağlamak çok zevkli olmaz mı? Bunun üzerine yazılmış çok güzel kitaplar var ve bir ders için ben bu konuda kağıt hazırlamıştım ve işte o zaman kafama dank etmişti, bizde işte bu eksikti ve bence bu daha önemliydi matematikten ve kimyadan. İlk önce bunları öğretmeliydik…İnsan olmayı…
Sınıfta bu hafta oynadığımız oyunları düşününce öğrencilerin bu oyunlarla sosya eçıdan ve kişisel gelişimleri açısından kazanacakları özellikleri de düşündüm Serena’nın yazısını okuyunca. Sırtlarımıza şekil çizdiğimiz oyun mesela. Sınıfta da konuştuğumuz gibi oyunu oynadıktan sonra üzerine iletişim konusunda bi tartışma yapılırsa öğrencilerin iletişime ve arkadaşlarına bakış açılarının değişeceğini söyleyebilirim. Algı ve yorum farkını somut olarak bu oyunda görecekler ve buradan insanların farklı özelliklerine saygı duymak gerektiği konusuna kadar uzanan bir konuşma gerçekten faydalı olacaktır.
Diğer bir oyun, ortada dolaşıp karşılaştığımız insana deneyimi tanımlamak ve onun tanımını dinlemek… Bu oyundan da sosyal beceriler adına kazanacaklarını göz ardı etmemek gerek. Birbirini dinlemek, onun fikrine değer vermek, sahip çıkmak ve insanlarla göz temasından kaçınmamayı öğrenmek… Sizce bunlar göz ardı edilecek kazanımlar mı?
Özetlemek gerekirse, oyunları tabi ki de ders kazanımlarıyla paralel kullanarak dersi daha zevkli kılmak mümkün ama, bir küçücük oyunla sosyal becerilerine katkıda bulunabilmek bana çok daha önemli geliyor.
Herkese sevgiler, saygılar…
Posted in Uncategorized